12 Aralık 2017

Yusufeli Coğrafyası


GENEL HATLARIYLA YUSUFELİ İLÇESİ

Genel Bilgi:

Yusufeli ilçesi, Artvin il merkezinin güneybatısında yer alır. İl merkezine olan uzaklığı 85 km olup ulaşım Erzurum-Artvin karayolu ile sağlanır. İlçe, 40º33' 38" ve 41º06' 56" kuzey enlemleri ile 41º08' 33" ve 41º54' 32" batı boylamları arasında kalır.

İlçe merkezi, Çoruh Nehri ve Barhal Çayı'nın birleştiği bir vadide kurulmuş olup doğusunda Erzurum’un Olur ve Oltu ilçeleri, güneyinde Erzurum’un Tortum, Uzundere ve İspir ilçeleri, batısında Rize’nin Çamlıhemşin ve Ardeşen ilçeleri, kuzeyinde ise Artvin merkez, Arhavi ve Murgul ilçeleri yer alır. Denizden yüksekliği 560 m olmakla birlikte dağ yamaçlarındaki yerleşim yerleri ve tarımsal alanlardaki rakım 2000 m’yi geçmektedir. Yüzölçümü 2.327 km² dir. İlçenin yüzey şekillerini genellikle doğu–batı doğrultusunda uzanan dağlarla, bu dağları birbirinden ayıran vadiler meydana getirir. Yusufeli coğrafi konum itibarı ile çok engebeli, dağlık bir alana sahiptir. Düzlükler yok denecek kadar azdır. Aynı zamanda Kaçkar Dağları’nın güneybatı bölümünde bulunur. Daha küresel bir ölçekten bakacak olursak da Küçük Kafkaslar denen dağ silsilesinin batı ucunda yer alır. Kafkas Dağları biyolojik çeşitlilik açısından dünyanın en önemli 25 yerinden biri. Amazonlar, Filipinler, Madagaskar, Güneybatı Çin, Hindistan-Burma, Karayipler gibi tropik yerler ve Kafkas Dağları. Kafkas Dağları hepsinden çok farklı duruyor ama yine de biyolojik çeşitlilik açısından önem taşıyan bu az sayıdaki merkezin arasında. Dünyanın 25 önemli sıcak noktasından biridir. Yusufeli’nin biyolojik çeşitlilik ve doğa koruma açısından ön plana çıkartan temel özelliklerini şu şekilde sıralayabiliriz:

1.Akdeniz bitki örtüsü,

2.Korunmuş orman örtüsü,

3.Doğal yaşlı ormanları,

4.Yaban hayatı (boz ayı, çengel boynuzlu dağ keçisi,)

5.Endemik bitkileri,

6.Kelebek zenginliği

Artvin Çoruh Vadisi’nde, zeytinlikler, sandal makisi, Halep çamları, nar ağaçları gibi Akdeniz bitki örtüsü bölgenin en önemli biyolojik zenginliklerinden biridir.

 

Dağlar:

Kaçkar Dağı (3937 m.): İlçenin kuzeybatısında yer alır. Rize ile il sınırını oluşturur. 3937 m yüksekliği ile Kuzeydoğu Anadolu Dağlarının en yüksek dağıdır. Kaçkar Dağı'nda çok sayıda endemik bitki ve çiçek türünün varlığı saptanmıştır. Kaçkar’ın etekleri yaz mevsiminde rengârenk çiçeklerle bezenir ve bu durumda dağ, trekkingciler için doyumsuz manzaralar sunar. Dağcılık sporuna da oldukça uygun bir dağ olup Türkiye’nin en önemli ve en tanınmış dağlarının başında gelmektedir.

Altıparmak Dağları (3562 m.): İlçenin kuzeybatısında yer alıp kuzey-batı doğrultusunda uzanarak Rize ile il sınırını oluşturur. Altıparmak Dağları sıradağlar biçiminde uzanmakta olup birçok dağ bu silsileye mensuptur. Çok sayıda buzul gölünün yer aldığı Altıparmak Dağları, Barhal Çayı'nın da kaynaklarını oluşturur. Trekking ve dağcılık sporlarına elverişlidir.

İlçenin diğer önemli dağları: Büyükdağ (2239 m.): Çoruh Nehri’nin kuzeyinde, ilçe merkezi-Çıralı köyü-Sebzeciler köyü arasında yer alır. Güngörmez Dağı (3523 m.): Çevreli ile Tekkale köyleri arasındadır. Demirdağ (Dilagat Dağı) (3511 m.): Yaylalar köyünün 4 km. kuzeyindedir. Gül Dağı: Yusufeli-Borçka arasında yer alan bu dağın en yüksek tepesi Salval Tepesi’dir (3348 m.). Deve Dağı (3202 m.): Yusufeli-İspir arasında. Davut Dağı (Dogarel Dağı) (3000 m.): Yüksekoba köyünün 1.5 km. güneydoğusundadır. Parmak Dağı (Haçval Dağı) (3000 m.): Balalan köyünün 6 km. doğusundadır. Dibe Dağı (3000 m.): Artvin-Yusufeli arasında. Velisor Dağı (3000 m.): Arcivan Deresi (Balalan Deresi) batısındadır. Akrevan Dağı (2900 m.): Günyayla köyü doğusunda. Niyedik Dağı (2900 m.): Artvin–Taşlıca-Yusufeli arasında yer alır. Gemili Dağ (2892 m.): Yusufeli-Oltu arasında. Pancarbayırı Dağı (Aslan Mindor Dağı) (2850 m.): Demirkent-Kirazalan köyleri arasında. Hargiver Dağı (Arı Dağı) (2850 m.): Yusufeli (Bakırtepe köyü)-Tortum arasında. Kargıyel Dağı (2790 m.): Demirkent-İşhan köyleri arasında. Kemerli Dağ (2770 m.): Yusufeli-Tortum Gölü arasında. Ziyaret Dağı (2752 m.): Çamlıca-Esendal-Öğdem-Tarakçılar köyleri arasında yer alır. Avşek Dağı (2730 m.): Çoruh Nehri’nin güneyinde. Tozan (Habaracel) Dağı (2700 m.): Günyayla köyünün 6 km. kuzeyindedir. Boylu (Nakırel) Dağı (2600 m.): Boyalı köyünün 3 km. batısındadır. Keldağ (2550 m.): Artvin-Yusufeli arasında. Koçdağı (Gedekotil Dağı) (2500 m.): Öğdem köyünün 4 km. kuzeydoğusundadır. Arafek Dağı (2428 m.): Çoruh Nehri’nin güneyinde. Kutadkutil Dağı (2350 m.): Öğdem-Esenyaka köyleri arasında. Karadağ (2399 m.): İlçe merkezinin güneyindedir. Tesin Dağı (2314 m.): Çoruh Nehri’nin güneyinde. Gelin (Yemeni) Dağı: Dağeteği köyünün 4 km. güneydoğusundadır. Bulut Dağı.

Önemli tepeler: Kükürt Tepesi (3348 m.): Balalan köyündedir. Marsis/Masis (Başkaya) Kayalığı (3334 m.): Yüksekoba köyünün 6 km. kuzeydoğusunda yer alır. Sivritepe (Stacerya Tepesi) (3000 m.): Davut Tepe’nin 600 m. güneyindedir. İkizkaya (Ohmal) Tepesi: Balalan köyünün 10 km. kuzeybatısındadır.

Akarsular:

 

Çoruh Nehri: İlçenin en büyük akarsuyu Çoruh Nehridir. Yusufeli sınırlarındaki bütün çay ve dereler Çoruh’un kollarını oluştururlar. Çoruh Nehri, kaynağını Mescid Dağının (3255 m.) batı yüzünden alır. Önce batı doğrultusunda akıp Bayburt’tan geçtikten sonra bir yay çizerek doğuya yönelir. Yokuşlu köyü önünde Yusufeli sınırlarına girer. Yusufeli, Artvin ve Borçka’nın içerisinden geçtikten sonra Borçka’nın Muratlı kasabasından da geçerek burada il ve ülke sınırlarını terk eder ve Batum’da Karadeniz’e dökülür. Toplam uzunluğu 376 km. olan Çoruh Nehrinin il sınırları içerisindeki uzunluğu 150 km. olup 100 km.si Yusufeli sınırları içerisinde seyreder. Çoruh’un debisi Mayıs ayında (569/529 m3/sn.) zirveye çıkar. Yıl boyunca en düşük debisi ise 53.09 m3/sn.’dir. Eğim %5’tir.

Çoruh Nehrinde başta sazan ve kefal olmak üzere birkaç balık türü bulunur.

Çoruh Nehrinin Yusufeli sınırları içerisinde seyreden 100 km'ik kısmı raftig ve kano gibi su sporları için en uygun ve en zorlu parkurları meydana getirmiştir.

Barhal (Altıparmak) Çayı: Barhal Çayının tamamı Yusufeli sınırları içerisinde yer alır. Kaynaklarını Altıparmak Dağları ve Kaçkar Dağından (3937 m.) toplar. İki kolu Yaylalar (Hevek) köyünün aşağısında birleşir ve buradan kuzeydoğuya doğru akmaya devam eder. Yaylalar köyü içerisinden geçtiği için, kaynağından Altıparmak köyüne kadar olan bölümüne Hevek Suyu adı da verilir. Altıparmak köyü içerisinde, kaynağını Kaçkar Dağından alan ve aynı zamanda Barhal Çayının en büyük kolu olan Kocaçay'ı alır. Balcılı köyü yakınlarında Yüksekoba (Kobak) Suyunu aldıktan sonra kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda seyrederek, Dereiçi köyü yakınlarında, Balalan (Arcivan) Deresini de alır. Yusufeli ilçe merkezinin tam ortasından geçerek, ilçe merkezinin önünde, Kâzım Karabekir (Kazahora) mahallesi ile Üzümbağı (Hamzet) mahallesinin karşısında Çoruh Nehrine karışır. Oldukça berrak ve temiz bir su olup alabalık yönünden de çok zengindir. İlçe merkezinin içme suyunun kaynağını teşkil eder. Bu çayın üzerinde, Sarıgöl mevkiinde şahısa ait alabalık çiftliği kurulmuştur. Yatağı boyunca sulama suyu olarak da kullanılmaktadır. Bunlardan başka ayrıca su sporlarına elverişli olup bu suda rafting ve kano gibi su sporları yapılır.

Oltu Çayı: İlçenin Pamukçular (Ohur) köyü yakınlarında Yusufeli sınırlarına girer. Yusufeli-Oltu-Erzurum yol ayrımı mevkiinde Tortum Çayı ile birleşir ve her iki çay, Oltu Çayı adıyla Günalp Kayası (Su kavuşumu) denilen mevkide Çoruh Nehrine karışır.

Tortum Çayı: Kargapazarı Dağları’nın kuzey yamaçlarından kaynaklarını alan Tortum Çayı, Erzurum–Artvin il sınırında bulunan Kınalıçam (Aşpişen) köyünde Yusufeli sınırlarına girer ve Kınalıçam köyü içerisinden geçerek Yusufeli-Oltu-Erzurum yol ayrımı mevkiinde Oltu Çayı ile birleşir. Su kavuşumu mevkiinde Çoruha karışır.

Bunların dışındaki Çoruh’a karışan diğer dere ve sular ise şunlardır: Davut Dağlarından doğan ve Cala mevkiinde Çoruh’a karışan Dokumacılar (Hüngâmek) Deresi, Güngörmez Dağlarından doğan Çevreli (Peterek) Deresi, Yamaçüstü (Çörgenis) Suyu, Tekkale Suyu, Çeltikdüzü (Göcek) Suyu, Köprügören (Oşnak) Suyu, Kılıçkaya (Ersis) Suyu, Darıca (Tivasor) Deresi, Kömürlü (Ahot) Deresi, Narlık (Homhal) Deresi, İnanlı (İphan) Deresi.

 


Göller:

 

Balalan (Arcivan) köyünde, Arcivan Deresi üzerindeki Arcivan Gölü ile Kaçkar Dağında bulunan Büyük Deniz Gölü (3400 metrede) başlıca göl durumundadır. Arcivan Gölü, 1967 yılında meydana gelen heyelan sonucu Arcivan Deresinin önünün kapanması ile oluşmuştur. Kaçkar’daki Büyük Deniz Gölü ise buzul gölüdür. Bundan başka Altıparmak Dağlarında irili ufaklı 14 buzul gölü bulunmaktadır. Altıparmaklardaki bu göllerden en büyüğü 230 m. uzunluk ve 130 m. genişliğe sahip olan 2635 m. yükseklikteki Karagöl’dür. En derin yeri 7 m. olan Karagöl, aynı zamanda Barhal Çayının kaynaklarından birisini oluşturur.


İklim:

 

İlçe genelinde Karadeniz iklimi ile karasal iklim arasında bir geçiş iklimi tipi hakim olmakla birlikte ilçe merkezi ve yakın çevresi ile Çoruh Nehrine yakın yerlerde yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılık ve yağışlı geçer; Akdeniz iklimini andırır. Buralarda Akdeniz ikliminin tipik bitki türleri olan zeytin, incir, üzüm gibi meyveler bolca yetişir. Vadinin yüksek kesimlerinde karasal iklim hüküm sürer. Yazlar serin, kışlar soğuk ve yağışlıdır. Yağışlar genelde ilkbahar sonu ve yaz başlarında görülür. Yıllık yağış ortalaması 300 mm.’dir. Yıllık ortalama kar yağışlı gün sayısı 5’tir.(Bu süre yükseltin artmasına bağlı olarak değişmektedir.) Yüzey şekillerinin çeşitliliği, lokal iklim tiplerinin oluşmasında önemli rol oynar. Yılın aynı zamanında değişik görüntüler ortaya çıkar. Örneğin, Çoruh vadisinde doğa yeşerirken, vadi yamaçlarının yüksek kesimleri karla kaplıdır. Bu itibarla ilkbahar sonlarına doğru yetişen kiraz, erik vs. gibi meyvelerle yaz ortalarında yetişen şeftali, incir, üzüm vs. gibi meyveleri aynı anda bir arada görmek mümkündür. Bu durum ilçemizin doğa yapısının çeşitli özellikler göstermesinden meydana gelmektedir.

 

Yapılan 18 yıllık gözlemlere göre ilçe merkezinde yıllık ortalama sıcaklık 15º C’dir. En düşük sıcaklık ocak aylarında görülmekte olup ortalama 3.80 ºC’dir. En yüksek sıcaklık ise ağustos aylarında görülmekte olup ortalama 26.30 ºC’dir. Yıl boyunca en düşük sıcaklık –8.80 C, en yüksek sıcaklık ise 42.50 ºC’dir.

 

01/01/1975 – 31/03/2000 tarihleri arasında görülen:

 

ilk don olayı: 3 kasım 1982, son don olayı: 30 mart 1989

 

İlçenin yıllık hakim rüzgâr yönü batı–doğu doğrultusundadır. Rüzgârlar yılın ilk yedi ayında batıdan; ağustos, eylül, ekim aylarında güneybatıdan; kasım ayında güneyden ve aralık ayında ise kuzeyden eser. Yaz aylarında ise meltem rüzgârları eser. Rüzgârlar, gündüzleri vadiden dağa doğru, geceleri ise dağdan vadiye doğru eser. Ortalama rüzgâr hızı 1.4 m/sn., en yüksek hızı ise 7 m/sn.’dir.

 

Toprak Özellikleri ve Jeolojik Yapısı

 

Bölge engebeli bir topoğrafya ya sahip olduğundan örtüsüz çorak alanlar geniş yer kaplamaktadır. Yörede genelde kahverengi orman toprağı ve alüvyonlu topraklar bulunmaktadır. Kahverengi orman toprakları daha çok kalkerli ve konsolide olmamış sedimanter kayaçlar üzerinde oluşmuşken alüvyonlu topraklar Barhal,Oltu,Tortum,Çoruh nehir sistemlerinin dar taşkın alanlarında oluşmaktadırlar. Genel itibarıyla toprakları mineral yönünden son derece zengindir.

 

Alan, çeşitli dönemlere ait (tortul, volkanik ve başkalaşım kayaları gibi) farklı birimlerden oluşmaktadır ve 50 civarında farklı kaya tipi mevcuttur. 
Alanın batı kesimlerinde görülen daha yaşlı kayalar, Prekambriyenden Miyosene kadar geniş bir dönemi içermektedir. Bu gruptaki başlıca kaya tipleri farklı çevrelerde oluşmuş olan başkalaşım, ofiyolit, volkanik ve tortul kayalardır. Bu kayalar genellikle kuzeydoğu  güneybatı yönünde uzanan kuşaklar halinde görülmektedir.
 Daha genç kayalar, doğu ve güney kısımlar başta olmak üzere, alanın geri kalanını kaplamaktadır. Geç Miyosen  Kuvaterner dönemlerinde alanda bulunan büyüklü küçüklü volkanik merkezlerin püskürmesiyle ortaya çıkan çeşitli volkanik ürünlerin bileşiminden oluşmaktadırlar. Kaya birimlerinin ortaya çıkması genellikle alanda etkili olan erozyona bağlıdır. Yaşlı kayaların Çoruh Nehri havzasına karşılık gelen aşırı erozyona uğramış kesimlerde görülebilir. Henüz drenaj sistemi oluşmamış bir başka kısım, daha genç volkanik kayalarla kaplıdır.

 

 

Yetiştiricilik:

 

İklimin sağladığı avantajlar bitkisel üretim deseninde çeşitlilik arz etmektedir.  Çoruh Nehrinin oluşturduğu derin vadi boyunca sebze ve meyve tarımı, vadiden dağ yamaçlarına çıkıldıkça tarla tarımı yapılmaktadır. Vadi tabanında bir vejetasyon döneminde iki ürün yetiştirilebilmektedir. Dağ yamaçlarına çıkıldıkça ise tek ürün yetiştirilmektedir.   İlçemizde 1994 yılında Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanlığının imkânları kullanarak Örtü Altı Sebze Yetiştiriciliği projelerinden sonra geleneksel yetiştiricilik alışkanlığı değiştirilmiş olup sebze ve meyve yetiştiriciliği teknik düzeyde yapılmaktadır.

 

Sulama suyu ihtiyacı vadi tabanında olan arazilerde Çoruh ve kollarında yerel imkânları ile sağlanmaktadır. İlçemizde tarım alanları dar ve işletme başına düşen arazi az olduğundan emek ve sermaye yoğun tarım yapılmaktadır. Üretimde hibrit ve sertifikalı tohum kullanılmakta olup, birim alandan en yüksek verim alınmaya çalışılmaktadır.

 

Toprakları mineral yönünden son derece zengin, senede 4 kere yonca ve üç kere kültür bitkisi ürünü alınabilen Akdeniz dışında Akdeniz iklimine sahip tek bölgedir. İlçe hudutları içinde kültür bitkisi olarak limon, zeytin, ceviz, dut, üzüm, kayısı, elma, armut, kiraz dahil her çeşit Anadolu meyvesi yetişir. Ayrıca yüksek kesimlerde buğday çavdar yetiştirtirilir. Dağların da her tür yabani meyve bitkisi ve çok çeşitli yabani hayvan mevcuttur. Mayıs ayından Eylül ayı sonuna kadar taze kiraz yenebilmektedir. Vadiler tabii bir sera olup Çoruh Vadisi yamaçlarında suyun gidebildiği her taşın üstü her bayır Yusufeli’li için tarım alanıdır. Bölge pirinçle buğdayın aynı tarladan aynı yılda alındığı tek yer olup kendine ait Yusufeli zeytini, Yusufeli pirinci ve Yusufeli üzümü ve diğer kültürel bitkilerle bölge insanı tarım hayatını sürdürür. Çoruh Vadisi Türkiye'nin en zengin doğal bitkisel çeşitlilik alanlarından biridir. Sahip olduğu bioçeşitliliği ile Kafkasya Ekolojik Bölgesinin batı ucunu oluşturan Çoruh Vadisi aynı zamanda, Uluslararası Koruma Örgütünün(WWF) seçtiği dünyanın 25 sıcak noktasından biri olarak da ön plana çıkmaktadır.. Bu özel alanın dikkate ve korunmaya değer biyoçeşitliliği, bir yandan,3000 m'leri bulan rakım farklılıkları, diğer yandan da vadiler arasında görülen iklim farklılıklarının sonucudur. Yaklaşık 750 taksonun yer aldığı Çoruh vadisi florası aynı zamanda Önemli Bitki Alanı(ÖBA) olarak da çok önemli bir konuma sahiptir. Çoruh Vadisi 100’ün üzerinde türü ile ülke çapında nadir takson içermekte, dar yayılışlı endemikler bakımından Türkiye’deki en zengin alanlardan biridir

 


Doğal Yapısı ve Bitki Örtüsü:

 

Yusufeli Havzası, Çoruh Vadisi’nden başlayarak Altıparmak Dağları’nın güney yamaçları boyunca yükselmektedir. Barhal Vadisi buranın ana vadilerinden biridir. Alanın tamamında volkanik kayalar görülür. Yükseklik dere yatağında 1000 m. civarında iken yaylalar köyünde 2300 m.’ye ulaşır ve sırtlarda ise 3000 m.’yi geçer. Dere kenarı boyunca bahçeler ve ot biçilen alanlar görülür. Yerleşim az olmasına karşın bu alanlar yoğun bir şekilde gözlenir.

Dere yatağı derin bir vadiye sıkıştığından, her iki yamaçta eğimi çok fazla olan volkanik kayaları çıplak görmek mümkündür. Fakat çoğunlukla bu yamaçlarda çalı formasyonları ile yüksek rakımlarda yer yer saf, yer yer ise karışık iğne yapraklı ağaç toplulukları mevcuttur. Bu topluluklar yüksekliğe ve bakıya bağlı olarak dere kenarından başlayabilir.

Çalı türlerinin baskın olduğu alçak (1200-1500) rakımlarda, kuzeye bakan nemli yamaçlarda geniş yapraklı çalı ve ağaç türleri görülür. Bu formasyonlar, vadi tabanından başlayarak her iki yamaçta ardıç, meşe ya da kayacığın baskın olduğu karışık çalılıklardır. Çoğunlukla eğimin fazla olması ve bahçeler nedeniyle orman görüntüsü vermeyen bu topluluklar yer yer görülen kızılağaçlar hariç 2 m’yi geçmez. Örtülülüğü, kayalık yamaçlarla bölünmesinden dolayı vadide % 60’ı geçmezken eğimin izin verdiği yamaçlarda örtülülük %90’a kadar çıkar. Bölgede daha önce kesim yapılmış alanlara yerleşen çalılıkların ise erozyondan ötürü örtülülüğü yine %60’ı geçmez. Kavaklar (Populus tremula) nadiren, hem dere yatağında hem de yamaçlarda 1300-1800m.’lerde az sayıda, çok küçük ve saf topluluklar halinde gözlenir. Gözlenen topluluklar daha çok eski bahçelerin olduğu alanlardır; zayıf ve genç bireylerden (10-20 yaşlarında) oluşurlar. Nadiren karışık iğne yapraklı orman içlerine serpilmiş orta yaşta titrek kavaklar görülür. Vadiden yukarı doğru çıkıldıkça eğim ve bakıya bağlı olarak geniş yapraklıların baskın olduğu çalılıklar ve iğne yapraklı karışık orman parçaları görülebilir. 1600-1850 metreler civarında çalı formunun üstünde çoğunlukla karışık olarak ladin, sarıçam ve göknar toplulukları görülmektedir. Gözlenen toplulukların bileşimi bakıya (güneşlenme süresi ve nemlilik) göre değişir. Örneğin dere yatağının doğusundaki yamaçların kuzeye bakanları iğne yapraklı, güneye bakanları geniş yapraklı türlerle örtülüdür. Bazı yamaçlarda kesim-seyreltme yapılmıştır. Ormanlar yaşlı değildir ve kapalılığı düşüktür. Vadinin batısında, kuzey bakıda ladin, güney bakıda sarıçam hakimdir. Ladin ormanlarından az miktarı böcek zararından dolayı sağlıksız durumdadır. Ağaçlar kesildiği için üst kesimlerde eğimin fazla olduğu alanlarda, toprak kayması vardır ve orman altındaki hareketli yamaçlar zengin değil değildir. 1850 m’nin üstüne çıkıldığında alpin çayırlar başlar. Bu noktadan sonra dere kenarında birkaç türün baskınlığı söz konusu iken dik buzul vadisinin yamaçlarındaki çayırlarda buğdaygiller baskındır. Bu çayırlarda ardıç, ahududu ve ayı üzümü gibi çalı türleri gözlenebilir.


Kaynak : İlçe Tarım Müdürlüğü