18 Ekim 2017

Halk Oyunları


Halk oyunlarını ilçemiz içinde araştırıp incelediğimizde çok değişik yapı ve ritimlere sahip olduğunu görürüz. Oyunlar genellikle toplu olarak oynanır. Erkekler dışarıda yani meydanda, kadınlar ise içeride (evde) oynarlar. Erkek ve kadın oyunları grup olarak oynandığı gibi tek olarak oynanan köçekler de vardır.

Yusufeli halk oyunları üç grupta incelenir : 

1. Yusufeli’nin Çoruh vadisi boyunda, Artvin kesimine yakın olan köylerinde oynanan oyunlar : Bu yörenin oyunları davul – zurna eşliğinde genellikle Atabarı, Deli Horon, Düz Horon, Ondörtlü ve Sarı Çiçek oyunları olup, erkekler tarafından kalabalık karşısında meydanda oynanır. Kadınlar ise evde, kapalı yerlerde türkü ve maniler söylemek suretiyle kendi aralarında oynarlar. Kadın oyunlarında çalgı yoktur.

2. Yusufeli’nin Çoruh vadisinde, Erzurum yöresine yakın olan köylerinde oynanan oyunlar : Bu yörenin oyunları Erzurum yöresi halkoyunları etkisi içinde görülür. Örneğin : Ağır Bar, Temir Ağa, Hoşbilezik, Koçeri, Sallama, Üçayak gibi oyunlar.  Bu oyunlar ağır tempolu oyunlardır. Bu yörede halkoyunlarına karşı aşırı başlılık ve ilgi görülür. Oyuna katılacak kişiler yaş sırasına göre dizilirler. En başta yaşlılar, sonra orta yaşlılar ve en sonunda da gençler yerlerini alırlar. Bu durum Yusufelililerin birbirlerine karşı olan saygılarının bir ifadesidir.

3. Yusufeli’nin Barhal vadisinin oyunları : Bu yöre oyunlarından söz etmeye başlarken Kobak oyunundan bahsetmek gerekir. Kobak oyunun hemen hemen milli bir oyun haline gelmiştir. Kobak oyununun kendine has müziği, türküsü ve ritmi vardır. Tulum eşliğinde oynanır. Oyun oynayanlar çok kalabalıktır. Oyunu bir kişi idare eder. O kişi oyunun bütün figürlerini en iyi bilen kişidir ve gerektiği yerlerde verdiği komutlarla oyunu daha neşeli ve çekici hale getirir. Heyecan duyguları kabaran herkes bu oyuna iştirak eder. Böylece oyuna katılanların sayısı iki – üç misline çıkar. Çalgı bir ara durdurulup, oyunun türküsü olan şu türküyü karşılıklı olarak söylerler : 

Kobak köyünden geçtim

Soğuk suyundan içtim

Güzel güzel kızlara

Selam vermeden geçtim.

 

Oy milli milli milli

Oynasın hanım Güllü

 

Duman dere yukarı

Bir yayılması vardır

Kız oğlanı görünce

Bir bayılması vardır.

 

Oy milli milli milli

Oynasın hanım Güllü

 

Duman dere yukarı

Girdi taşın altına

Kız yastığın yok ise

Kolum başın altına

 

Oy milli milli milli

Oynasın hanım Güllü.

Oyunlar Hakkında Bilgiler
 

Kobak: Halka yapısı biçiminde, tulum eşliğinde genellikle erkekler tarafından oynanır. Oyun, adını Yusufeli’nin Kobak köyünden almıştır. Oyunun kaynaklanması Çoruh Nehri ile de ilgilidir. Oyun içerisindeki bazı figürler, Çoruh Nehrinde kürek çekme hareketlerini gösterir. Kobak Oyunu belli başlı komutlarla (Topal, Topal –işle, İşle–üç vur sağa, üç de sola, çek kürek çek, Ha vurdu Kobak... gibi) kendine has bir oyundur. En çok oynanan oyunlardandır. Nadir olarak kız erkek karma olarak da oynanır. Daha çok düğünlerde ve eğlencelerde oynanır. Sayı sınırlaması yoktur. Herhangi bir değişikliğe uğramamıştır.

Cilvelo: Genellikle halka yapısı biçiminde oynanan bir kadın oyunudur. Oyun oynanırken atma türküler söylenerek karşılıklı soru ve cevaplarla oynanır. Oldukça estetik bir yapıya sahip olup, sağa sola yürüme ve üçleme figürlerinden oluşur. Cilvelo, düğün ve eğlencelerde daha çok türkü olarak söylenip, kadınlar tarafından oynanır. Oyun adını türkü sözlerinden almıştır. Oyunda anlatılmak istenen tema : beğenme, beğenilme ve kur yapmadır. Genelde düğün ve eğlencelerde oynanır.

Koçeri – Koççari: Oyun adını bir erkek adından almıştır. Bu kişi çok gezen, çok dolaşan, yerinde durama yan bir kişidir. Bölgede genç kızların bir kahramana olan duygu ve çağrısını dile getirir bir oyundur. Genç kızların bir koçeriye vurulmasıyla onu gördükleri zaman beğenilmek maksadıyla oynadıkları bir oyundur. Oyun oynanırken bu kahramanı da aralarına şöyle davet ederler : “Oy ninni koçeri, Sallan da gel içeri” diye söyleyerek kahramanı davet ederler. Oyun halay yürüyüşü gibi başlar, hızlanma çapraz ve çöküş figürlerinden oluşur. Oyun halka yapısı biçiminde oynanıp, belli bir sayı sınırlaması yoktur. Oyunu kuran kişinin Koççari isimli bir erkek olduğu araştırılmıştır.

Deli Horon: Halka yapısı içinde oynanan, Artvin’in temel oyunlarından biridir. Figürlerin birçoğunun gerginlik, sertlik ve gerilim içerisinde yapılması oyuna bu niteliği ve adı kazandırmıştır. Oyunda coşkuyu sağlamak için atılan naralar (kıcına) esastır. Her figürü belirleyen komutlar, yöresel sözlerle verilir. Bu komutlar : Başla, Başla işle, İşle-kollar üstte, Kollar siya-kındır oyna, Dura dura- kollar çabuk- gel oguna diza- vuur orta topuk... gibidir. Oyunda sayı sınırı yoktur. Genellikle meydanda oynanır. Oyunun kaynakçası hakkında ve hazırlanışı, oynanışı, hareketliliğinin yörede birlik, beraberlik ve dayanışmanın sembolü olduğuna, kararlılık ve güçlülüğü ifade ettiği konusunda ortak düşünceye varılmıştır.

Halk arasında, bu oyununa dair “Deli Horon oynandığı yerde kırk yıl ot bitmez” sözü ve esprisi yaygındır. Bazı kesimlerde Kuçen Deli Horonu, Kocabey Deli Horonu gibi isimlerle de oynanır. Oyunu kuran kişi bilinmeyip, Artvin’in en güzide oyunudur. Yalnız erkekler tarafından oynanır. Yapılan düzenlemelerde oyunun geleneksel formunda, adım ve figürlerinde hiçbir düzeltme yapılmamıştır. Orjinal haliyle sahnelenmiştir.

Düz Horon: Genellikle düğünlerde kızlı-erkekli beraberce oynanır. Çoğunlukla yüz açımı törenlerinde oynanır. Halka yapısı biçiminde oynanan temel oyunlardan olup, Hareketli, estetik, oldukça canlı bir oyundur. Çoruh’un durgun zamanlarını sembolize ediyor olmasından dolayı zaman zaman Durgun Çoruh adıyla da anılır. Oyun, başlangıcından bitişine kadar belli bir tempo ve coşku ile oynanır. Sayı sınırlaması yoktur. Kalaba lık bir kitlenin katılımıyla coşku içinde oynanan bir oyundur. Herhangi bir düzenlemeyle şekil değişikliğine uğramamıştır.

Kaynak: Taner ARTVİNLİ; Yusufeli, Yusufeli Kaymakamlığı yayını, Ankara 2000